04.03Issız Adam
Türk filmlerini bir süre önce izlemeyi bırakmıştım. Hatta izlemeyi bırakmaya karar verdigim o dönemlerde bunun hakkında bir yazı yazmıştım. Yazıda kısaca Türk film sektörünün tamamen para kazanmaya odaklı oldugunu ve hiç bir şekilde sanat ile uzaktan yakından alakası olmadıgını söylemiştim. Fakat yakın zamana kadar ufak ufak güzel filmler çıkmaya başladı. Issız adamın ilk 1 saatini izleyen birisi filmden çok fazla zevk alacağını sanmam hatta filmlerin ciddi bir rakamında öyledir. Son 20 dakikası için alt yapıyı tam 1 saatte atan Issız Adam son 20 dakikada duygularımı hissetmeme sebebiyet verdi. Açıkcası Türk filmlerini izlemiyordum bir sohbet ortamında filmi yüzeysel olarak dinledim ve sohbet ortamında filmi izleyenler ne kadar güzel oldugundan bahsettiler. Filmi izleye koyuldum ilk çalışmamda 10. dakikası idi sanırım kapattım. Sonra aradan bir süre geçti ve tekrar izlemeye başladım bu kez filmi sonuna kadar izledim. Film son 20 dakikasında beni mest etmeyi başardı. Filmin eleştirisel bakışı ise biraz daha fazla izleyiciyi yorabilirlerdi. Issız Adam biraz daha hayata karşı aktif olabilirdi yani bir spor ile ilgilenebilirdi bir sosyal yaşantısı olabilirdi en azından çok samimi bir arkadaşı olabilirdi. Güzel bir işi var severek yapıyor klasik İstanbul’a ailesini bırakan genç imajına bürünmüş fakat biraz daha fazla ailesine düşkün olsa insanlar daha bir kendilerini bulabilirlerdi. İlk sevişmeye başladıklarında bunu az daha gerçekleştiriyorlardı bazı şeyler daha zordur en azından kız biraz nazlanabilirdi. Ben senaryo ve özellikle oyunculuk bakımından beğendim fakat Marka Grup’un sahibi Cemil Ulusoy’un film hakkında ki yorumu ise filmin tamamen sıkıcı olduguna dairdi. Hatta bir kaç kere film hakkında Cemil Bey ile fikir çatışmalarımızda oldu. Kendisinin eleştirdigi nokta filmde zeka unsuru birşey olmadıgını böyle bir senaryo yazmanın çok zaman almayacagını kendisine ait film yapısına uymadıgını söyledi. Nitekim bazı konularda haklıydı film gerçekten çok zekice yapılmamıştı fakat son 20 dakikasını da izleyip tam bir yorumunu dinleseydim daha iyi olurdu. Şimdi son 20 dakikasını izlemeye kalkarsa o ilk 1 saatin tüm hazırlıklarınıda silmiş olacak ve son 20 dakika ona o kadar haz vermeyecek.

Son dönemlerde sıkça izledigin bir dizide beni hayli etkileyen birisinden söz etmek istedim. Bu bahsi geçen dizi polisiye bir kurgusu olan ve genelde aynı olayları farklı insanlarla sunan klasik tv dizilerinden arka sokaklardır. Aslında burada bahsetmek istedigim arka sokaklarda Çoban polis isminde ki polisin büyük kızıdır. İzledigim bir kaç bölüm de itiraf etmem gerekirse gözümü çok tatlı gözüktü. Film ve TV sektöründe tanışmak istedigim bir kaç isim vardır bunlarda zaten belli başlı kişilerdir. Bu kişilerin başında Elisha Curthbet bulunuyor ardından Kate Winslet geliyor ve üçünçü olarak ilk defa bir Türk ile tanışmayı istedim. Kendiside Yüşra Geyik’dir. Hakkında biraz araştırma yaptım yaş olarak tahminimden küçük çıktı. Kendisi 1990 dogumluymuş ve dogum yeride Samsun olarak geçiyordu. Kendi yazdıgı ve oynadıgı tiyatro oyunları ve filmler bulunuyormuş. Bu yüzden kariyerine beyaz perde de devam ettirme kararı almış bence çokta hoş olmuş. Bildiginiz gibi benimde 