Kıdemli Stajyer

kidemli-stajyerAmerikan yapımı filmlerde genel olarak en çok sevdiğim husus filmlerin “keyifli” geçiyor olmasıdır. Bu filmde de aynı keyfi yaşadığımızı belirtebilirim. Yönetmen koltuğunda oturan Nancy Meyer‘in yapımlarında ki o aile havası ise filmde tam olarak yansımış gibi duruyor. Fakat; filmi bu kadar değerli kılan senaryo veya yönetmenin başarısı değil Robert De Niro‘nun tam bir emekli rolünü başarıyla oynaması olarak duruyor. Anne Hathaway ise çok fazla yüz mimiklerini kullanması bir noktadan sonra oldukça itici geliyor. Önemli bir firmanın başında yer alan Anne Hathaway daha ciddi bir kimlikte yer alalıydı. Sonuç itibariyle insan pozisyonun getirmiş olduğu kimliğe istemese de bürünür.

Film keyifli bir 2 saat geçirmek isteyenler için belli çizgilerin dışına çıkmadan oldukça güzel bir şekilde ilerliyor. İşin aslı işin içinde Robert De Niro varsa o senaryo oldukça güzeldir diyebiliriz. Çünkü; senaryoyu okumadan kaliteli bir kadronun yer almadığı filmde kendisini görmediğimizi söyleyebiliriz.

Devamını Oku

Romantik Komedi

Türkmax’da rastgelen “Romantik Komedi” isimli filmi seyre koyuldum. İlk 15 dakikasında her hangi bir eleştiri yazmayı düşünmediğim halde film ilerledikçe bir yazı yazmam gerektiğini düşündüm. Sık sık karşılaştığım bu filme Türk Sinemasına olan soğuk bakışımdan ötürü bu zamana kadar izlememiştim. Filmlerde ilk 15 dakika içerisinde bir merak veya gerçek bir hedef ortaya atmanız gereklidir. 15 dakika içerisinde bu hedefe ulaşamazsanız daha sonraki safhalarda monotom bir filmden daha fazlası olmaz. İnsanların sadece filmi izlemesini ve bazı duygularını hissetmesini arzuluyorsanız yaşadığınız duyguların zirvesini hesaplamanız gereklidir. Asıl konuyla alakasız sahneler filmlerde oldukça gereksiz oluyor. Bir dizi çekmiyorsunuz ortada ürettiğiniz ürün film, bu sebepten ötürü her dakikanız altın değerinde ve ortada ana hedefe ulaşmak için her saniyeyi iyi değerlendirmeniz gerekiyor.

Devamını Oku

Kaptan Amerika

Son zamanlarda yapılan en “reklam” filmlerden bir tanesiydi, belkide dünyanın en reklam filmi. Tamamen Amerika’yı övmek uğruna yapılmış sanat veya kaliteden tamamen uzak bir yapıya sahipti. Genel olarak Amerika iyiliğin kalbi, düşmanı ise şeytan ve insanları öldürme hedefinde birisi. Film senaryosu acemice sadece Amerika’yı övmek uğruna yazıldığı için konu ve kurguda tamamen kaliteden yoksun olmuş. Nasıl bir ırkçı böyle bir filme imza atar anlamak çok güç. Irkçılığın tavan yaptığı filmde Adolf Hitler’in Irkçı yapısını bir kaç katına çıktığını anlamak çok kolay. Esasında bütün Amerikan yapımı filmlerde Amerika milliyetçiliğini görebiliyoruz fakat bu film sadece bu milliyetçilik üzerine kurulmuş ve olayı fazlaca bayalaştırmış. Filmin neredeyse tamamı mantık yapısıyla zıtlaşıyor bu sebepten ötürü filmden mantık arıyorsanız kesinlikle izlememelisiniz. Eğer hala izlemediyseniz kurtarmış olduğunuz 2 saat cebinizde.

Kaptan Amerika’nın elinde ki şu koruma kalkanına değen 100 mermiden bir tanesi o kalkan haricinde bir yere neden değmediği ise oldukça ilginçtir. İçerisinde mantıkla zıtlaşan bir durum mevcut. En saçma kısımı ise karşıdaki kötü adamın şeytan kılıklı olması ve tüm dünyayı yok etmeye çalışmasıydı. İnsan neden böyle birşey yapsın ki? Amerikalı Kaptan Amerika tüm dünyayı sonunda kurtardı. Filmi 2 kere ciddi anlamda kapatmayı düşündüm fakat kapatmadan en sonunda ne olacağını görmek istedim. İşte olayın en güzel yanı sadece son kısmıydı.

Devamını Oku