Notorious

Filme başlamadan önce film afişiyle birlikte oluşan ön yargı sonucunda filmden zevk almayacagımı düşünerek seyre koyuldum. İlk bir kaç dakikası klasik tarzda başlayan filmde bir süre sonra olayları başa sarması ile olay kurgusu oluşmaya ve kurulmaya başlamıştı. Bir süre izlediğim filmde anlamıştım ki film ileri dönemlerde bir zeka belirtisi gösterecek ortaya bir hayat felsefesi atacaktı. Nitekim filmde ki baş kahramanda filmin başında konuşuyor ve kendisinin farklı olduğunu hissettiriyordu.

Nitekim güzel başlayan film uzun bir süre zevk vermediğinide belirtmem gerek. Filmin 5 / 3 ‘lük bir kısmını izlediğimizde B.I.G. ‘nin 3. kez kadın değiştirmesiylede film farklı bir atmosfere girmişti. Artık ileriki dönemlerde 4. kim olacak diye beklemekteydik. Bu kız konusunu abartmaları filmin yazarının şu şekilde düşünmesini aşikar belli etmiş. Ben felsefemi cinsellik içerisinde sunarım der gibi. Filmde Cemil Bey ve Kadir Bey’in noktasal yorumlarıda olaya farklı bir hava katmış ve sonuç olarak ne olacağını düşünmeye başlamıştık.

Fakat başlanğıçta BIG’nin vurulmasını göstermesi sonun ne olduğu hakkında ipuclarıda veriyordu. Bu varsayımla ve filmin gidiş hattıyla sonuç aşikar ortaya çıkmıştı. İşleniş olarak çok hareketli bir filmdi. Bir anda adam ünlü olmuştu ve söylediği hiphop ise çok kötüydü. Hiç bir şekilde bir ritim veya kafiye göremediğim müzik tarzının nasıl oluyorda o kadar capada hakim olduğu ayrı bir konu. Film tavsiye listemde elbette yoktur. Fakat sizlere şunu rahatlıkla söyleyebilirimki hiphop ile ilgileniyorsanız izlemeniz size ayrı bir zevk verecektir.

Devamını Oku

Issız Adam

Türk filmlerini bir süre önce izlemeyi bırakmıştım. Hatta izlemeyi bırakmaya karar verdigim o dönemlerde bunun hakkında bir yazı yazmıştım. Yazıda kısaca Türk film sektörünün tamamen para kazanmaya odaklı oldugunu ve hiç bir şekilde sanat ile uzaktan yakından alakası olmadıgını söylemiştim. Fakat yakın zamana kadar ufak ufak güzel filmler çıkmaya başladı. Issız adamın ilk 1 saatini izleyen birisi filmden çok fazla zevk alacağını sanmam hatta filmlerin ciddi bir rakamında öyledir. Son 20 dakikası için alt yapıyı tam 1 saatte atan Issız Adam son 20 dakikada duygularımı hissetmeme sebebiyet verdi. Açıkcası Türk filmlerini izlemiyordum bir sohbet ortamında filmi yüzeysel olarak dinledim ve sohbet ortamında filmi izleyenler ne kadar güzel oldugundan bahsettiler. Filmi izleye koyuldum ilk çalışmamda 10. dakikası idi sanırım kapattım. Sonra aradan bir süre geçti ve tekrar izlemeye başladım bu kez filmi sonuna kadar izledim. Film son 20 dakikasında beni mest etmeyi başardı. Filmin eleştirisel bakışı ise biraz daha fazla izleyiciyi yorabilirlerdi. Issız Adam biraz daha hayata karşı aktif olabilirdi yani bir spor ile ilgilenebilirdi bir sosyal yaşantısı olabilirdi en azından çok samimi bir arkadaşı olabilirdi. Güzel bir işi var severek yapıyor klasik İstanbul’a ailesini bırakan genç imajına bürünmüş fakat biraz daha fazla ailesine düşkün olsa insanlar daha bir kendilerini bulabilirlerdi. İlk sevişmeye başladıklarında bunu az daha gerçekleştiriyorlardı bazı şeyler daha zordur en azından kız biraz nazlanabilirdi. Ben senaryo ve özellikle oyunculuk bakımından beğendim fakat Marka Grup’un sahibi Cemil Ulusoy’un film hakkında ki yorumu ise filmin tamamen sıkıcı olduguna dairdi. Hatta bir kaç kere film hakkında Cemil Bey ile fikir çatışmalarımızda oldu. Kendisinin eleştirdigi nokta filmde zeka unsuru birşey olmadıgını böyle bir senaryo yazmanın çok zaman almayacagını kendisine ait film yapısına uymadıgını söyledi. Nitekim bazı konularda haklıydı film gerçekten çok zekice yapılmamıştı fakat son 20 dakikasını da izleyip tam bir yorumunu dinleseydim daha iyi olurdu. Şimdi son 20 dakikasını izlemeye kalkarsa o ilk 1 saatin tüm hazırlıklarınıda silmiş olacak ve son 20 dakika ona o kadar haz vermeyecek.

Devamını Oku

Yüsra Geyik

Son dönemlerde sıkça izledigin bir dizide beni hayli etkileyen birisinden söz etmek istedim. Bu bahsi geçen dizi polisiye bir kurgusu olan ve genelde aynı olayları farklı insanlarla sunan klasik tv dizilerinden arka sokaklardır. Aslında burada bahsetmek istedigim arka sokaklarda Çoban polis isminde ki polisin büyük kızıdır. İzledigim bir kaç bölüm de itiraf etmem gerekirse gözümü çok tatlı gözüktü. Film ve TV sektöründe tanışmak istedigim bir kaç isim vardır bunlarda zaten belli başlı kişilerdir. Bu kişilerin başında Elisha Curthbet bulunuyor ardından Kate Winslet geliyor ve üçünçü olarak ilk defa bir Türk ile tanışmayı istedim. Kendiside Yüşra Geyik’dir. Hakkında biraz araştırma yaptım yaş olarak tahminimden küçük çıktı. Kendisi 1990 dogumluymuş ve dogum yeride Samsun olarak geçiyordu. Kendi yazdıgı ve oynadıgı tiyatro oyunları ve filmler bulunuyormuş. Bu yüzden kariyerine beyaz perde de devam ettirme kararı almış bence çokta hoş olmuş. Bildiginiz gibi benimde onayla isminde film projem var. Erkek oyuncu için aklımda bir çok isim mevcut ama bayan oyuncu için şu an aklımda sadece Yüşra var. Kendisi aklımda ki filmin asıl kızı için çok uygun bir karakter ve ona bakarak yapabilecegi şeyleri, gülüşünü ve ağlayışını düşünerek yazıyorum desem yalan olmaz. Film senaryom konusunda beni hırslandıgınıda söylesem yalan olmaz. Burada bu konuya deginmemde ki asıl sebeplerden birisi de film projemde ki karaktere hitap etmeside diyebilirim. Aslında bu zamana kadar Arka Sokakları en fazla 10 bölümünü felan izlemişimdir. 10 bölümde de izledigim tek şey Yüşra diyebilirim.

Devamını Oku