Serdar Turgut - Akşam Gazetesi Cevap

Akşam gazetesinin değerli yazarlarından Serdar Turgut yakın bir zamanda Film Eleştirmenlerini eleştirerek bazı noktaların da altını cizmiş. Kendi teorisine göre Film Eleştirmenleri halktan tamamen kopuk bir şekilde filmleri eleştiriyorlar ve film eleştirmenlerinin sevmediği filmler hep halk tarafından seviliyor.

Serdar Turgut’un akşam gazetesinde yayınlanan yazısına cevaptır.

Serdar Turgut’a Cevap

Aslında halkımızın hepsi filmler ve oyunculuk konusunda bir makale yazsa bir kaç noktada doğru birşeyler söyleyebilirler. Serdar Bey’in de makalesinde bu olaydan daha fazla doğru olmamış. Filmlerde zeka unsuru birşeyleri görmenin çok gerekli olmadığını olabildiğince moron olabileceğinden bahsetmiş. Elbette filmler çok zekice tasarlanmış olması gerekiyor. Bayat ve basit olayların bile zekice incelenmesi gereklidir. Recep İvedik veya onun grubunda ki bel altı tabanlı filmler kendi tarzları gereği komik olabilirler. Fakat bunu yansıtış biçimi gayet özel ve uygun olması gereklidir. Recep İvedik serisinde iyi bir izlenimi görebiliyoruz. Argonun veya belaaltı olaylarının tavan yaptığı filmde bu estanelerin işlenişinin gayet doğal olduğunu ve aslında içerisinde zeka pırıltılarını görebiliriz.

(more…)

Notorious

Filme başlamadan önce film afişiyle birlikte oluşan ön yargı sonucunda filmden zevk almayacagımı düşünerek seyre koyuldum. İlk bir kaç dakikası klasik tarzda başlayan filmde bir süre sonra olayları başa sarması ile olay kurgusu oluşmaya ve kurulmaya başlamıştı. Bir süre izlediğim filmde anlamıştım ki film ileri dönemlerde bir zeka belirtisi gösterecek ortaya bir hayat felsefesi atacaktı. Nitekim filmde ki baş kahramanda filmin başında konuşuyor ve kendisinin farklı olduğunu hissettiriyordu.

Nitekim güzel başlayan film uzun bir süre zevk vermediğinide belirtmem gerek. Filmin 5 / 3 ‘lük bir kısmını izlediğimizde B.I.G. ‘nin 3. kez kadın değiştirmesiylede film farklı bir atmosfere girmişti. Artık ileriki dönemlerde 4. kim olacak diye beklemekteydik. Bu kız konusunu abartmaları filmin yazarının şu şekilde düşünmesini aşikar belli etmiş. Ben felsefemi cinsellik içerisinde sunarım der gibi. Filmde Cemil Bey ve Kadir Bey’in noktasal yorumlarıda olaya farklı bir hava katmış ve sonuç olarak ne olacağını düşünmeye başlamıştık.

Fakat başlanğıçta BIG’nin vurulmasını göstermesi sonun ne olduğu hakkında ipuclarıda veriyordu. Bu varsayımla ve filmin gidiş hattıyla sonuç aşikar ortaya çıkmıştı. İşleniş olarak çok hareketli bir filmdi. Bir anda adam ünlü olmuştu ve söylediği hiphop ise çok kötüydü. Hiç bir şekilde bir ritim veya kafiye göremediğim müzik tarzının nasıl oluyorda o kadar capada hakim olduğu ayrı bir konu. Film tavsiye listemde elbette yoktur. Fakat sizlere şunu rahatlıkla söyleyebilirimki hiphop ile ilgileniyorsanız izlemeniz size ayrı bir zevk verecektir.

(more…)

Issız Adam

Türk filmlerini bir süre önce izlemeyi bırakmıştım. Hatta izlemeyi bırakmaya karar verdigim o dönemlerde bunun hakkında bir yazı yazmıştım. Yazıda kısaca Türk film sektörünün tamamen para kazanmaya odaklı oldugunu ve hiç bir şekilde sanat ile uzaktan yakından alakası olmadıgını söylemiştim. Fakat yakın zamana kadar ufak ufak güzel filmler çıkmaya başladı. Issız adamın ilk 1 saatini izleyen birisi filmden çok fazla zevk alacağını sanmam hatta filmlerin ciddi bir rakamında öyledir. Son 20 dakikası için alt yapıyı tam 1 saatte atan Issız Adam son 20 dakikada duygularımı hissetmeme sebebiyet verdi. Açıkcası Türk filmlerini izlemiyordum bir sohbet ortamında filmi yüzeysel olarak dinledim ve sohbet ortamında filmi izleyenler ne kadar güzel oldugundan bahsettiler. Filmi izleye koyuldum ilk çalışmamda 10. dakikası idi sanırım kapattım. Sonra aradan bir süre geçti ve tekrar izlemeye başladım bu kez filmi sonuna kadar izledim. Film son 20 dakikasında beni mest etmeyi başardı. Filmin eleştirisel bakışı ise biraz daha fazla izleyiciyi yorabilirlerdi. Issız Adam biraz daha hayata karşı aktif olabilirdi yani bir spor ile ilgilenebilirdi bir sosyal yaşantısı olabilirdi en azından çok samimi bir arkadaşı olabilirdi. Güzel bir işi var severek yapıyor klasik İstanbul’a ailesini bırakan genç imajına bürünmüş fakat biraz daha fazla ailesine düşkün olsa insanlar daha bir kendilerini bulabilirlerdi. İlk sevişmeye başladıklarında bunu az daha gerçekleştiriyorlardı bazı şeyler daha zordur en azından kız biraz nazlanabilirdi. Ben senaryo ve özellikle oyunculuk bakımından beğendim fakat Marka Grup’un sahibi Cemil Ulusoy’un film hakkında ki yorumu ise filmin tamamen sıkıcı olduguna dairdi. Hatta bir kaç kere film hakkında Cemil Bey ile fikir çatışmalarımızda oldu. Kendisinin eleştirdigi nokta filmde zeka unsuru birşey olmadıgını böyle bir senaryo yazmanın çok zaman almayacagını kendisine ait film yapısına uymadıgını söyledi. Nitekim bazı konularda haklıydı film gerçekten çok zekice yapılmamıştı fakat son 20 dakikasını da izleyip tam bir yorumunu dinleseydim daha iyi olurdu. Şimdi son 20 dakikasını izlemeye kalkarsa o ilk 1 saatin tüm hazırlıklarınıda silmiş olacak ve son 20 dakika ona o kadar haz vermeyecek.

(more…)